Çiftliklerden okyanuslara: Microsoft karbondioksit giderimini ölçeklendirmek için nasıl çalışıyor?
Yazan: Sally Beatty
Küresel iklim hedeflerine ulaşma çabalarının yalnızca yeni karbondioksit emisyonlarını azaltmakla karşılanamayacağı; bunun aynı zamanda atmosferden büyük ölçekte karbonun uzaklaştırılmasını da gerektirdiği yönünde yaygın bir kabul var. Bugün, ileri düzeyde çok çeşitli karbondioksit giderimi projeleri yürütülüyor ve hız kazanıyor. Avrupa’da, Stockholm Exergi tarafından karbonun yakalanıp yoğunlaştırılmasına olanak sağlayacak tesislerin inşası sürüyor; bu sayede karbon, 2028’den itibaren Kuzey Denizi’nin derinliklerinde depolanabilecek. ABD’de Lithos Carbon, karbonu bikarbonat iyonlarına dönüştürmek için ince öğütülmüş volkanik kayayı tarım arazilerine yayıyor; bu iyonlar okyanusun derinliklerinde binlerce yıl boyunca depolanıyor. Bolivya’da ise Exomad Green, sürdürülebilir ormancılık artıklarını biyokömüre dönüştürerek karbonu kilitliyor. Bu madde oksijen yokluğunda organik materyallerin parçalanması için geliştirilmiş bir tür termal ayrışma kullanılarak elde edilen ve toprağı iyileştiren bir ürün. Amaç, modern yaşamın tarım ve inşaattan kimyasal ve enerji üretimine kadar uzanan alanlarında ortaya çıkan karbondioksit emisyonları nedeniyle kaybolan karbon dengesinin yeniden sağlanmasına yardımcı olmak.
İlkokul çocuklarına bitkilerin fotosentez yoluyla havadaki karbondioksiti uzaklaştırdığı öğretilir; bu nedenle 1970’lerde başlayan ilk karbon giderimi yönetimi çabalarının ağırlıklı olarak ağaç dikmeye ve ağaçları korumaya odaklanması şaşırtıcı değildir. Ancak günümüzde bilim insanları, karbondioksit emisyonlarının ne ürettiğine ve bunları ortadan kaldırmaya yönelik alternatif yöntemlere ilişkin çok daha fazla içgörüye sahip. Bu bilgi birikimi üzerine inşa edilen ve dünya genelinde sayısı giderek artan karbon dioksit giderimi firmaları yenilikçi projeler geliştiriyor; Microsoft da bu çözümler için daha büyük ölçekte bir pazarın oluşmasına yardımcı oluyor.

2025 mali yılında Microsoft, dünya genelinde 21 şirketle rekor düzeyde 45 milyon metrik ton karbondioksitin giderilmesine yönelik anlaşmalar imzaladı. Bu sayı, 9,8 milyon içten yanmalı aracın bir yıl boyunca yollardan çekilmesine eşdeğer. Karbondioksit giderimi programının başlatılmasından bu yana projelerin hızını ve ölçeğini sürekli olarak artıran Microsoft’un 2025 mali yılındaki karbondioksit giderimi anlaşmaları, bir önceki mali yılda sözleşmeye bağlanan hacmin iki katı ve 2023 mali yılında sözleşmeye bağlanan hacmin ise tam dokuz katı. Projeler ABD, Brezilya, Danimarka, İsveç, Bolivya, Norveç, Hindistan, Panama, Kanada ve İsviçre dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanında hayata geçiriliyor.
İileriye dönük satın alma taahhütlerindeki bu keskin artış hızlı bir pazar ilerlemesine işaret etse de, uzmanların 2050’ye kadar dünyanın her yıl ihtiyaç duyduğunu söylediği yedi ila dokuz milyar ton karbondioksit giderimine ulaşmak için gidilecek uzun bir yol var.
Microsoft, 2030’a kadar karbon negatif olmayı ve 2050’ye kadar tarihsel emisyonlarını ortadan kaldırmayı taahhüt ediyor. Her şeyden önce azaltım yaklaşımını benimseyen Microsoft’ta Karbon Giderimi Portföyü Direktörü olan Phil Goodman’a göre, karbon azaltımı karbon negatif olmanın en güçlü kaldıraç noktasını oluşturuyor çünkü emisyonları doğrudan kaynağında düşürüyor. Buradan sonra karbon giderimi, azaltım yoluyla bertaraf edilemeyen kalıntı ve tarihsel emisyonların ele alınması için doğrudan bir yol sağlıyor. Microsoft, yüksek kaliteli karbon dioksit giderimi hacimleri sunmaları için karbon giderimi proje geliştiricileriyle sözleşmeler imzalayarak karbon dioksit giderimini ileri taşıyor.
Bu sürecin anahtarı, bir metrik ton karbondioksitin giderimini temsil eden karbon giderimi kredisi. Krediler, proje geliştiricileri tarafından kayıtlara listeleniyor ve karbon piyasalarını ilerletmek ve net sıfır hedeflerini karşılamak isteyen şirketler tarafından satın alınıyor. Kayıt süreci, bağımsız denetçilerin kayıtların metodolojisine göre karbon giderimi iddialarını doğrulamasını gerektiriyor. Kayıtlar, şeffaflığı sağlamak ve çifte sayımı önlemek için kamuya açık bir defter tutuyor; böylece bir kredi iki kez kullanılamıyor. Ancak Microsoft son birkaç yıldır, karbon piyasasının küçük ölçeği nedeniyle, krediler kayıtlara listelenmeden önce, yani proje tasarımı ve geliştirme aşamalarının erken dönemlerinde karbondioksit giderimi tedarikçileriyle giderek daha fazla doğrudan çalışıyor. Kapsamlı bir durum tespiti (due diligence) yürüttükten sonra, karbon giderimi proje geliştiricileriyle sözleşmeler imzalayarak inovasyonun gelişmesine yardımcı olmak için yatırım yapıyor.
Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan Goodman, “Herhangi bir karbon giderimi biçiminde, ekonomik modelin işlemesi için kredileri satın alacak birine ihtiyacınız var. Bu ileriye dönük talep taahhüdünü güvence altına alarak tedarikçiler gerçekten finansman bulabilir, personel işe alabilir ve projelerini hayata geçirebilir. Bir projenin toplam kredilerinin yalnızca bir kısmını satın alıyoruz ve diğer şirketlerin, portföyümüzdeki projelerin derinlemesine bir durum tespitinden geçtiğini bilerek daha hızlı tedarik kararları verebileceğini umuyoruz.” diyor.

Biyokömür, organik unsurları parçalayan bir tür ayrışma kullanılarak oluşturulan bir toprak iyileştiricisidir ve Exomad Green tarafından karbon dioksiti kilitlemeye yardımcı olmak için kullanılmaktadır. Fotoğraf: Exomad Green.
Karbondioksit gideriminin vazgeçilmez omurgası ölçüm
Atmosferdeki aşırı karbondioksitin zararlarına dair artan farkındalık, bilim insanlarını onu gidermek ve toprakta, jeolojik oluşumlarda, ağaçlarda ve okyanusta güvenli biçimde depolamak için giderek daha sofistike yöntemler geliştirmeye sevk ediyor.
Tüm ilerlemeye rağmen, karbon piyasaları aksaklıklar da yaşıyor. Son birkaç yılda, orman koruma projelerinin ürettiği kredilere yönelik incelemeler, düzenleyici bir sıkılaştırmanın başlamasına yardımcı oldu.
Microsoft, programının bütünlüğünü sağlamak için titiz bir durum tespiti süreci yürütüyor. Potansiyel tedarikçilerin; proje tasarımı ve uygulamasına yönelik stratejileri, metodolojileri, doğrulama süreçlerini ve Microsoft’un kalite kriterlerini karşılamaya yönelik diğer temel planları ayrıntılandıran kapsamlı belgeler sunmaları gerekiyor.
Goodman bu konuyla ilgili olarak, “Ölçüm bu endüstrinin vazgeçilmez omurgasıdır; çünkü bir karbon kredisinin ne anlama geldiğine dair ortak bir anlayışın olması gerekir. Fiziksel bir mal satın almıyorsunuz. Farklı proje türleri arasında elmalarla elmaların karşılaştırılabildiğinden emin olmanız gereken bu çevresel niteliği satın alıyorsunuz.” diyor.
Microsoft, pazarın gelişimini tetiklemek için gerekli olduğuna inandığı, doğa ve mühendislik temelli çözümlerinin bir kombinasyonunu kapsayan ve “portföy” yaklaşımı olarak adlandırdığı bir yaklaşımı benimsiyor. Şirket, projeleri dayanıklılıklarına, yani karbondioksitin atmosfer dışında kalmasının beklenen süresine göre değerlendiriyor; 100 yıldan az süreyle depolaması beklenenlerden 1.000 yıl veya daha uzun süre depolaması beklenenlere kadar uzanan projeler buna dahil.
Projelerin, tüm operasyonel ve gömülü emisyonları hesaba katarak net giderimin sağlandığından emin olmak için, saldıklarından daha fazla karbondioksit gidereceklerini göstermeleri ve sürecin tamamının yerel topluluklar ile ekosistemler üzerinde olumsuz etki yaratmayacağından emin olmaları gerekir.
Geliştirilmiş kaya ayrışması: Çiftlikte yakala; okyanusta depola

İnce öğütülmüş volkanik kaya, taş ocakçılığının bir atık yan ürünüdür ve Lithos Carbon tarafından karbon dioksit gideriminde kullanılır. Fotoğraf: Lithos Carbon.
Geliştirilmiş kaya ayrışması olarak bilinen; karbondioksiti gidermeye ve toprak sağlığını iyileştirmeye yarayan sürecin izlenmesi, risk azaltımı ve doğrulanmasına öncülük eden Yale ve Georgia Tech’ten iki akademisyen tarafından kurulan Lithos Carbon’un merkezinde ölçüm yer alıyor. Süreç, taş ocakçılığının atık yan ürünü olarak yaygın biçimde bulunan ve halihazırda inşaatlerde, yollarda ve diğer endüstrilerde kompozit malzemelerde kullanılan bir volkanik kaya türü olan ince öğütülmüş bazaltın temin edilmesiyle başlıyor. Karbondioksit giderimi, öğütülmüş kayanın tarım arazilerine serilmesinin ardından yağmur suyu ve atmosferik karbonla karıştığında gerçekleşen kimyasal reaksiyonlara dayanır ve kararlı bikarbonat iyonları oluşturur. Bu iyonlar daha sonra su yollarına ve nehirlere sızar; denize ulaştıklarında on bin yıl veya daha uzun süre depolanırlar.
Lithos’un yaklaşımı, normalde on binlerce yıl süren bir süreci birkaç mevsime sıkıştırmak ve yoğunlaştırmaktır. Konuyla ilgili konuşan Lithos Carbon CEO’su Mary Yap, “Esasen, doğanın zaten yaptığı bir şeyi çok daha hızlı şekilde yapmasına yardımcı oluyoruz” diyor. İlk pilot projenin ardından Lithos ve Microsoft, 2024’te 11.400 metrik tondan fazla karbondioksitin giderilmesi için üç yıllık bir sözleşme imzaladı. Lithos, topraktaki görünmez unsurları görünür kılmak için yüksek yoğunluklu toprak örneklemesi ve ileri laboratuvar analizleri kullanıyor; bunu, bikarbonat iyonlarının çiftliklerden su yollarına uçtan uca akışını belirlemek üzere yapay zekâ destekli öngörücü modelleme araçları, yüzey akışı suyu örnekleri ve doğal su kimyası izliyor. Yap, Lithos’a ezilmiş bazalttan kaynaklanan bikarbonatı nehirlerde tespit etmeye yönelik yeni ve son derece hassas bir teknik geliştirmede yardımcı olan Microsoft ile iş birliğinin bu alandaki çalışmalarının geleceğini tanımlamaya yardımcı olacak bilimi ve operasyonel disiplini hızlandırdığını söylüyor.
Daha yüksek ürün verimi sağlayan iyileştirilmiş toprak sağlığı, çiftçiler için en kayda değer fayda olarak öne çıkıyor. Yap, “Bir sürü kamyonla gelerek toprakları yenileyen, toprak erozyonunu azaltan ve temel besin maddelerini yeniden kazandıran bu volkanik, besin açısından zengin tozu yayıyoruz. Bu işlem hem çiftçilere hem de gezegene aynı anda yardımcı oluyor.” diyerek süreci özetliyor.
Rejeneratif tarım: Toprağı ve ürün verimini iyileştirirken karbon yakalama

Agoro Carbon Alliance, aşırı otlatmayı önlemek ve bitki büyümesini teşvik etmek için hayvanların rotasyonla otlatılmasını teşvik ediyor. Fotoğraf: Agoro Carbon Alliance.
Tarım ve hayvancılık uygulamalarını değiştirmek, küresel sera gazı emisyonlarını gidermek için başka yollar sunuyor. Aşırı gübre kullanımı, güçlü bir sera gazı olan diazot monoksit (nitroz oksit) emisyonlarına yol açabilirken, geleneksel sürüm ise toprağın organik karbonunun oksidasyonunu hızlandırarak onun karbondioksit olarak atmosfere salınmasına neden oluyor. Traktörler ve diğer tarım makineleri fosil yakıt kullanıyor. Tarım sektörüyle karbon depolamak için çalışan Agoro Carbon Alliance’ın Ticari Direktörü Dylan Lubbe “Tarım, boyutu ve etkisi göz önüne alındığında, görmezden gelinemeyecek bir sektör” diyor.
Agoro, giderek genişleyen bir çiftçi ve yetiştirici ağını desteklemek ve geleneksel tarım uygulamalarından uzaklaşıp karbonu gideren, toprak sağlığını iyileştiren ve ürün verimini artıran rejeneratif tarım ve hayvancılığa geçmelerini desteklemek için küçük bir agronom ve bir tarım uzmanları ordusu seferber etti. Bu uygulama, sürümsüz toprak hazırlığını ve derin kök sistemlerine sahip yonca ve diğer örtü bitkilerinin kullanımını içeriyor; bu bitkiler, kök biyokütlesi ve mikrobiyal süreçler yoluyla atmosferik karbonu toprağa aktarıyor. Yetiştiriciler, aşırı otlatmayı önlemek ve bitki büyümesini teşvik etmek için hayvanları rotasyonla otlatmaya teşvik ediliyor. Lubbe, “Toprak doğal bir karbon yutağıdır. Geleneksel tarım uygulamaları toprağı rahatsız eder ve esasen depolanmış karbonun atmosfere dağılmasına izin verir.” diyor.
Microsoft, Haziran 2025’te Agoro ile 12 yıl boyunca 2,6 milyon metrik ton karbondioksit giderimi satın almak üzere bir anlaşmaya vardı. Üçüncü taraflarca doğrulanan kapsamlı toprak örneklemesinin, projenin karbon giderimini, depolamasını ve toprak iyileştirmesini teyit etmesi bekleniyor.
Agoro, çiftçilere ve yetiştiricilere finansal destek sağlayarak yeni tarım ve hayvancılık yöntemlerine geçmenin kârlılıklarını olumsuz etkilemeyeceği konusunda kendilerini daha rahat hissetmelerine yardımcı oluyor. Lubbe ise, “Bir probleme kâr amaçlı ya da piyasa mekanizması yaklaşımının olması çok önemli. İnsanlar eğer para kazanılabiliyorsa, bir şeyi ele almak için teşvik edilebilirler.” diyerek konunun önemine dikkat çekiyor.
BECCS: Karbon yakalama ve jeolojik depolama ile biyoenerji

Stockholm Exergi, sürdürülebilir şekilde yönetilen hasatlardan elde edilen ormancılık atıklarını yakarak karbondioksitin yakalanabilmesi için biyoenerji tesisini yeniliyor. Fotoğraf: Stockholm Exergi.
Karbondioksiti gidermenin bir başka yolu, ilk olarak petrol ve gaz endüstrisi tarafından aktarılan bilgi birikiminden faydalanarak biyokütlenin yakılmasından kaynaklanan karbonu yakalayıp jeolojik oluşumlarda yeraltında depolamaktır. İsveçli enerji devi Stockholm Exergi, Stockholm sahilindeki devasa biyoenerji tesisini, sürdürülebilir şekilde yönetilen hasatlardan elde edilen ormancılık atıklarının yakılmasıyla ortaya çıkan karbondioksitin yakalanabilmesi için yenileyerek bu yaklaşımın karmaşıklığını ve yüksek başlangıç maliyetlerini iyileştirmeyi hedefliyor.
Tesis, elektrik üretmenin yanı sıra, biyoenerji sürecinde üretilen ısıyı halihazırda Stockholm şehrini ısıtmak için kullanıyor. Karbondioksitin baca gazlarından ayrıştırılıp yoğunlaştırılmasını mümkün kılmak için inşaat sürüyor; böylece gemiyle Kuzey Denizi’ne taşınarak depolanabilmesi mümkün hale geliyor. Ardından, okyanus tabanının 800 metreden fazla altındaki gözenekli ana kayaya enjekte ediliyor ve zamanla mineralleşiyor. Bu karmaşık süreç, karbon yakalama ve depolama ile biyoenerji ya da BECCS olarak biliniyor.
Mayıs 2025’te Microsoft ile 5 milyon metrik tondan fazla karbondioksitin giderilmesi için genişletilmiş on yıllık bir anlaşmaya varan Stockholm Exergi’nin Ticari Operasyonlar Başkanı Erik Rylander, “Atmosferden jeosfere bir karbon akışı yaratıyoruz. Bu operasyon daha önce hiç bu ölçekte yapılmadı ve ürünümüzü satın alma taahhütleri olmasaydı mümkün de olmazdı. Microsoft ile birlikte BECCS için bir pazar standardı haline gelebilecek bir şey geliştirmeye çalışıyoruz.” diyor.
Tropikal yeniden ağaçlandırma: Şerit metrelerin yerini dronlar ve uydular alıyor

re.green, onlarca hatta yüzlerce yıl önce ormansızlaştırılmış arazileri geri kazanan bir ekolojik restorasyon şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Fotoğraf: re.green.
Ağaçları karbon dioksit yakalamak için kullanma yaklaşımı, 1980’lerden bu yana büyük yol kat etti. Erken dönem yeniden ağaçlandırma çabalarının tipik bir özelliği olan ağaç gövdelerinin çevresini şerit metrelerle ölçmek sahada hâlâ önemli bir rol oynarken, Brezilyalı re.green orman büyümesini ve karbon giderimini izlemek için giderek daha fazla ışık yayan dronlar ve uydu görüntülerini kullanıyor. Dronlar ayrıca uzak alanlara ve dik yamaçlara gübre ve tohum dağıtıyor. Uydu görüntüleri ve makine öğrenimi modelleri, yeniden ağaçlandırma için en uygun alanların belirlenmesine yardımcı oluyor.
re.green, karbondioksiti kilitlemek için onlarca hatta yüzlerce yıl önce ormansızlaştırılmış arazileri geri kazanan bir ekolojik restorasyon şirketi olarak faaliyet gösteriyor. CEO Thiago Picolo, “Çabamız, orijinal ekosistemi yeniden tesis etmek. Sadece ağaç sıraları dikmiyoruz. Çalışmalarımız, her peyzaj için en uygun yerli türlerin seçilmesinden çeşitli fidan karışımlarının ekimine, istilacı egzotik otların temizlenmesine ve tohumlara ve fidelere saldıran karıncaların kontrolüne kadar uzanıyor. Ölçek, biyolojik çeşitlilik, dayanıklılık ve verimlilik için kilit öneme sahip” diyor.
Ocak 2025’te re.green ve Microsoft, Amazon ve Atlantik Ormanı biyomlarında toplam 33.000 hektarın restore edilmesi ve toplamda yaklaşık 6,5 milyon metrik ton karbon dioksitin satın alınmasına yönelik genişletilmiş bir anlaşmaya vardı.
Ağaçlar büyürken karbondioksiti tükettiği gibi; çürüdüklerinde, öldüklerinde ya da yandıklarında da onu serbest bırakıyor. re.green, ağaçların karbon emme kapasiteleri zamanla plato çizdiği için, orman sağlığını korumak ve biyolojik çeşitliliği artırmak amacıyla seçili yerli keresteyi stratejik olarak hasat ediyor. Dikim ve sürdürülebilir hasat, yerel istihdama katkı sağlıyor fakat her şeyden önce sağlıklı bir tropikal ormanın restorasyonunu desteklemek hedefleniyor. Konuya dair görüşlerini paylaşan Picolo, “Benim hayalim, benim Kutsal Kâsem, yalnızca re.green’in başarılı bir şirket olması değil; aynı zamanda gelişen, sürdürülebilir, yeni bir ekonomik sektörün lideri olmak” diyor.