Dünya Çapındaki Sporcular Yapay Zeka ve Verinin Gücüne Nasıl Yöneliyor?

May 31, 2024 – Claremont, CA- Samantha Bosco. Photo by Earnie Grafton

Samantha Bosco

Paralimpik Olimpiyatları için antrenman yaparken, kendini veri kurdu olarak tanımlayan Samantha Bosco, uyku takip cihazı kullanarak makro besin alımını kaydediyor ve performans verilerini detaylı bir şekilde inceliyordu. Zaten yılların tecrübesine sahip şampiyon bir bisikletçi olan Bosco, yapay zeka teknolojisini kullanarak performansını daha da artırmanın yollarını ararken hareket egzersizlerinden daha iyi uyku için ipuçlarına kadar birçok konuda araştırma yaptı. Dijital teknolojiyi benimsemesi, 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda altın madalya kazanmasına yardımcı olan rutinin bir parçası oldu. Bosco, “Analizler, bir araya geldiğinde büyük fark yaratan küçük detayların ince ayarını yapmama yardımcı oldu. Motivasyonumu yüksek tutarken, verileri neden takip ettiğimi de bana hatırlattı” diyor.

Veri analizi, Bosco ve diğer seçkin kadın sporcuların sağlıklarını, performanslarını ve kariyerlerini geliştirmeye yardımcı olmada kullandıkları teknoloji projesinin sadece bir parçası. Sporcular, profesyonel sporlarda cinsiyetler arası gelir farkını kapatmaya odaklanan bir spor pazarlama ve sponsorluk kuruluşu olan Parity’nin uzmanlığıyla araştırma, veri analizi ve daha fazlası için Microsoft araçlarını kullanmayı öğrendiler. Şirket, kadın sporcuları Microsoft dahil olmak üzere tanınmış markalarla buluşturuyor.

Parity’nin baş veri bilimcisi Phillippa Thomson, “Üretken yapay zeka, erişilmesi oldukça pahalı olan veri analizi gibi birçok özelliğe erişimi yaygınlaştırma yeteneğine sahip ve erişimi pahalı olan şeyler genellikle kadın sporcular için ulaşılamazdır. Microsoft, sporda eşitlik konusunda düşüncelerimiz çok uyumlu olduğu için harika bir partner” diyor.

Paralimpik ve Olimpiyat oyunları için antrenman yapan, projeye katılan dört sporcu, antrenörleriyle birlikte performans verilerini zaten takip ediyordu. Bu nedenle Thomson, spor salonunun dışındaki unsurları; yani uyku, beslenme, ruh hali ve kişisel bakım gibi verileri analiz etmelerine yardımcı oldu. Thomson, verileri Microsoft Excel ile analiz ederken, sporcular da bugün hala kullandıkları bir yapay zeka aracı olan Microsoft Copilot ile yoğun tempolu yaşamlarını kolaylaştırdılar. Bosco, verileri takip etmenin yanı sıra, Paris Olimpiyatları’ndan en iyi şekilde yararlanmak için Copilot’u kullandı ve bu anı taçlandıracak restoran önerileri ve dövme fikirleri istedi. 2020 Tokyo Olimpiyatları’na katılmaya hak kazandıktan sonra ciddi bir bisiklet kazası geçirdiği için gidememişti.

Şu anda bisikletten uzak bir sezonun tadını çıkaran Bosco, 2028 Paralimpik Oyunları’nı bekliyor ve yapay zeka ve veriyle daha fazlasını yapmak için sabırsızlanıyor. Muhasebe alanında yüksek lisans derecesine sahip bir hesap tablosu uzmanı olmasına rağmen, ter seviyesini ve kan şekerini ölçmek ve Excel’de Copilot’u denemek istiyor.

Bosco, “Kendi kişisel asistanım varmış gibi hissettim, bu da her şeyi kendim çözmek zorunda kalmanın stresini ortadan kaldırdı. Keşfedilecek çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum ve Copilot’u kullanarak yeni verileri takip etmeyi ve benim için trendleri daha kolay bulup bulamayacağını merakla bekliyorum” diyor.

Paralimpik sporcuların hedefi sadece bir atlet olmak değil, aynı zamanda engelli insanlar için bir savunucu olmak. Doğduğunda tibia kemiği eğri olan Bosco, bu durumu düzeltmek için birkaç ameliyat geçirdi ve bu ameliyatlar sonucunda bacağı daha kısa ve güçsüz kaldı. Çocukken üç yıl koltuk değnekleriyle yürüdü ve babasıyla bisiklet sürerek bisiklete ve yarışmaya olan sevgisini arttırdı. “Bisikletin üzerindeyken kendimi evimde ve çok yetenekli hissediyorum. Bisiklet benim en güçlü hissettiğim yer” diyen Bosco, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ailem, engelliliğimin beni tanımlamasına izin vermemek konusunda çok kararlıydı, bu yüzden kendimi insanlara pek çok şeyi başarabileceklerini gösteren bir savunucu gibi hissediyorum”.

Jourdan Delacruz

Halterci Jourdan Delacruz, Olimpiyatlara ikinci kez katıldığında, performansını artırmak için bütünsel bir yaklaşımın parçası olarak uyku ve sağlığını gözlemledi. Bu yaklaşım, farkındalık ve beslenme üzerine çalışmayı da içeriyordu. Copilot’u kullanarak uzun antrenman günlerinin ardından vücuduna enerji verecek yemek tarifleri buldu. Paris Olimpiyatları’nda toplam 195 kilogram (yaklaşık 430 pound) kaldırarak beşinci olan Delacruz, “Bana spor beslenme uzmanları tarafından onaylanmış yüksek proteinli akşam yemeği fikirleri verin” komutuyla (prompt) çok spesifik sonuçlar elde ettiğini söylüyor. Delacruz, “Böylece milyonlarca akşam yemeği fikriyle karşılaşmadım. Yeni şeyler keşfetmek eğlenceli, akşam yemeklerinde yeni alternatifler bulmak çok zordu” diyor.

Delacruz, şu anda kariyerinin iş tarafına odaklanıyor ve Copilot’u özgeçmişi ve sosyal medya için fikir üretmek amacıyla kullanıyor. Aynı zamanda bir diyetisyen adayı olan Delacruz, kadın sporcuları kanıta dayalı beslenme ve performans bilgileriyle desteklemek için “Herathlete” platformunu kurdu. Menstrüel döngüler ve kemik yoğunluğu gibi konuları gündeme getirmek istiyor ve veri analizinin sporcuların sağlığı ve güvenliği açısından önemli olduğunu söylüyor. Tüm kadınlar için bir rol model olmak isteyen Delacruz, “STEM ve spor bilimlerinde daha fazla kadın olması, bu konular hakkında daha fazla araştırma yapabileceğimiz anlamına geliyor. Kızlara ve kadınlara güç gerektiren sporları denemeleri için ilham kaynağı olmayı umuyorum. Tam zamanlı olarak ağırlık kaldırmak istemeseniz bile, bir kadının daha güçlü olması harika bir şey” diyor.

Kendall Ellis

İki kez Olimpiyatlara katılan ve 400 metre koşucusu olan Kendall Ellis, çocukluk döneminde yarışlardan önce panik atak şeklinde ortaya çıkan ve genellikle olumsuz iç konuşmalarla birlikte seyreden kaygısını açıkça dile getirdi.  Ancak verileri kullanarak ruh halini ve uyku süresini analiz etmek, sosyal medyayı kullanmak ve arkadaşlarıyla vakit geçirmek, sevdikleriyle iletişim kurmak da dahil olmak üzere ruh sağlığı için iyi alışkanlıkları pekiştirmesine yardımcı oldu.

Paris’te bireysel olarak yarışan ve Tokyo Olimpiyatları’nda altın ve bronz madalya kazanan Ellis, “İçine kapanık bir kişi olarak yalnız vakit geçirmeyi seviyorum ve sporcular olarak yaptığımız spor dışındaki her şeyin dikkatimizi dağıttığı bize sıkça söyleniyor. Ancak ben  arkadaşlarımla vakit geçirmeyi de seviyorum ve bunu destekleyen veriler olması çok hoş. Bence beyin, olaylara mantıklı tepkiler vermeyi seviyor” diyor.

Ellis artık sosyal medyada daha az zaman geçiriyor ve yarışmadan önce arkadaşlarıyla buluşmaya özen gösteriyor. Dünyanın en iyi sporcuları arasında yer almasına rağmen, yarışma öncesinde sık sık kaygı seviyesi artan bir atlet olarak bu değişiklikler onun güven duygusunu güçlendirmiş ve sporu daha keyifle yapmasını sağlamış. Bu sayede bu yıl 49,46 saniye ile kişisel rekorunu kırmayı başardı. “Veriler, sevdiğim şeylere odaklanmamı sağlıyor ve bu da yarışmaya net bir zihin ve mutlu bir ruh haliyle girmeme yardımcı oluyor” diyen Ellis, 2025 Tokyo Dünya Atletizm Şampiyonası için antrenmanlara hazırlanıyor.

Parity Projesi, onun yapay zeka konusunda daha rahat hissetmesine yardımcı oldu: İlk yaptığı şeylerden biri, Copilot’a Copilot’u nasıl kullanacağını sormak oldu. Ayrıca, sosyal medyası için içerik fikirleri konusunda da yapay zekaya danışıyor ve bu sayede, yaratıcılık noktasında tıkandığını hissettiğinde takipçi kitlesine uygun içerikler yaratması kolaylaşıyor.

Team USA Cyclist Skyler Espinoza poses for a portrait on Sunday, June 2, 2024, in Menlo Park, Calif. (Jim Gensheimer)

Skyler Espinoza

Tandem bisikletçisi Skyler Espinoza, Paris Paralimpik Olimpiyatları için antrenörlük yaparken sağlık verilerini takip etme konusunda ilk başta şüpheciydi. Zaten performansı sıkı bir şekilde ölçülüyordu ve daha fazla veri takip etme fikri ona stresli geliyordu. Ancak Parity ile çalışmak, Espinoza’nın analiz etmek istediği ölçümleri, örneğin dinlenirken kalp atış hızı, ruh hali ve evde veya dışarıda geçirdiği zaman gibi ölçümleri özelleştirmesine olanak sağladı. Ayrıca, güzel bir akşam yemeği yemek veya güneşin altında yürüyüş yapmak gibi günlük olayları Excel’de günlüğüne kaydederken kullandığı kelimeleri de takip etti.

Seyahat ederken modunun düştüğünü fark ettikten sonra, uzun uçuşlar için besleyici bir akşam yemeği hazırlamak veya doğada zaman geçirmek gibi kişisel iyiliğini ilgilendiren detaylara daha fazla özen göstermeye başladı. Veriler ayrıca ona uzun vadeli bir sağlıklı yaşam bakış açısı kazandırdı ve Olimpiyatlar’dan sonra elit sporların yüksek baskılı dünyasından bir süreliğine uzak kalma kararının ne kadar doğru olduğunu kanıtladı.  

Görme engelli tandem sporcusu Hannah Chadwick’in rehberliğini yapan Espinoza, “Paris’e birlikte gittiğimiz ve bu deneyimi yaşadığım için çok minnettarım” diyor. Espinoza, sözlerine şöyle devam ediyor: “Yaşadığım süreci takip edip, iyi ve kötü günlere dönüp baktığımda, bu düzeydeki rekabetten uzaklaşmaya karar verdiğim için kendimi gerçekten güvende hissediyorum. Olimpiyat yolculuğumu sonsuza kadar unutmayacağım ve veri projesinin bu öz değerlendirme için çok faydalı olduğunu düşünüyorum”.

Espinoza, yazılarıyla bir spor topluluğu oluşturuyor ve içerik hazırlamak, seyahat planlamak ve yemek tarifleri bulmak gibi konularda Copilot’u deneyimlemekle ilgileniyor. Bu yılın başlarında, Parasiklet Dünya Şampiyonası’ndan sonra takım arkadaşlarını desteklemekle ilgili bir paylaşımda Copilot’tan yardım istedi. O ve Chadwick güçlü performanslar sergilediler fakat uluslararası etkinliklerin zorlu bir yanı olarak “kendi ekip arkadaşlarıyla mücadele etmek zorunda kalmayı” deneyimlediler. Copilot, Espinoza’nın bu zorlu konu hakkında şefkat duygusu yoğun bir yazı yazmasına da yardımcı oldu.